Nükhet Duru Türk Sanat Müziği Konseri

25-02-2018
836 okunma

Nükhet Duru’yu 25 Şubat Pazar günü saat 14:00’ te Türk Sanat Müziği sazları eşliğinde vereceği konsere gitmeden önce aklımdan bir film şeridi gibi geçenleri kelimelere dökmek ve sizlerle paylaşmak istiyorum.

Nükhet Duru’yu mesleğe başladığı ilk günden beri tanıyıp pop müziğinin en iyi en başarılı yorumcusu olduğunu her zaman her yerde inanarak söylemişimdir. Gerektiği zaman da bunun savaşını vermişimdir. Türk Sanat Müziği okumaya karar verip de gazinoların assolisti olma fikriyle yola çıkmak gerçekten meydan savaşı gibi bir olaydı.

İlk işim Nükhet’i gazinolara çıkarmadan önce orkestrayla beraber prova yaptıktan sonra finalde sazlarla bir konser hazırladık. Bu konser uzun zaman sahneye çıkmayan sanatçının adeta Show business kurallarını allak bullak eden bir olaydı. Galatasaray Spor Kulübü’ nün özel gecesi...

O güne kadar bu gibi konserler içinde alınan en yüksek ücret yüz bin lira iken sahneye çıkıp o programı yapması için Nükhet Duru’ya bir milyon ödendi. Tabi ki bu meblağ piyasayı alt üst etti. Hilton Oteli’ nde gerçekleşen gece çok büyük bir başarı kazandı ve bütün gazinolar Nükhet Duru’ yu assolist yapmak için teklif verdiler. Biz de Osman Kavran’ı tercih ettik. Boğazda maalesef yıkılmış ve yerine park yapılmış olan Aşiyan Gazinosu’nda alaturka assolistliğine başladı.

Allah Büyük Hayri Küçük lakaplı gazino organizatöründen muhteşem bir saz ekibi aldık. Herhalde batı tesirinden olsa gerek bir orkestra şefi olması gerektiği fikri bende oluştu. Muzaffer Özpınar’a da bu görevi verdim. Ayrıca Nükhet Duru’ nun repertuvarını da büyük bir başarıyla hazırlayan müzisyen O’ydu. Özpınar’a layık gördüğümüz o unvan klasik müzisyenler tarafından pek tasvip edilmedi. Bana yüzbaşıyı Paşa diye satıyorsun dediler. İleride inşallah bu yaptığından üzülmezsin diye de sitemde bulundular. Aşiyan Gazinosu’nda başlayan assolistlik daha sonra Gar Gazinosu’nda İzmir Fuarı’nda devam etti. Çok kısa bir zaman içerisinde Nükhet Duru zirveyi yakaladı.

Fotoğraf olarak aklımda olan güzel bir olay var. Aşiyan Gazinosu’na ana caddeden sola saptıktan sonra yolun başındaki merdivenlerden girilir. Bütün o set yürüdükten sonra gazinonun içine girilir. O merdivenlerin başından gazinonun son duvarına kadar gelen çiçeklerle adeta misafirler bir çiçek parkından geçmek zorunda kaldılar. 60 yıllık meslek hayatımda bir açılış gecesinde böylesine bir çiçek şölenine ülkemizde rastlamadım.

Gerçekten salonu dolduran İstanbul’un elitleri, basın, televizyon… olağanüstü bir ilgi göstererek sanatçıyı adeta takdis ettiler. Nükhet Duru’nun o zamanki hayat arkadaşı önde oturuyordu. Çok önemli bir kişiydi. Ve o dönemin bir numaralı şarkısı olan “mihrabım diyerek”'i okurken beyefendinin yanına giderek ve gözlerine bakarak “herkese adımı öğrettim bir sana öğretemedim” dediğinde salondaki gülüşmeler ve alkışlar gecenin unutulmazları arasına girmişti. Aklımda canlanan başka bir resim ise Ercüment Batanay’ın yaylı tamburuyla Nükhet’in arkasında o melodileri muhteşem icrasıyla izleyiciye sunması... İşte bunları düşünerek Pazar günü saat 14:00’te Sevgili NÜNÜ’mü izlemeye gideceğim.

Benim için herkesten çok farklı ve önemli önemli bir konser olacak.